28/4/2009
tashih
"what's in a name?
that which we call a rose by any other name would smell as sweet." W. Shakespeare
hayır; gül'e başka bir isim verseydik de, o yine böyle hoş kokmazdı... ya da hoş kokardı ama bu sefer o, "gül" olamazdı...
yani
mahiyeti değişmezdi şüphesiz ama, sanki bir şeyler muhakkak farklı olurdu...
Shakespeare hiç o kadar da haklı sayılmaz.
İsim-müsemma, isim-müsemma...
İnsanlar beni başka bir isimle çağırsalardı, ben yine aynı ben olur muydum?
İsimlendirmeler yalnızca konuşmalarımızı, ifadelerimizi daha anlaşılır kılmak; ne'den bahsettiğimizin anlaşılır hale gelmesini sağlamak için mi vardır?
Evrensel olandan sıyrılıp, kendi dilinin dünyasının sınırlarında düşünmek; kendi isimlendirmelerini esas almak... ama evrensel olanı gözardı etmeden...
herhalde ancak o zaman düşünce sınırsız hale gelebilir ve düşünmek bir o kadar haz verici olur...

